Mimar Sinan - Yusuf bin abdullah



Avukat Ayhan Tuncer

Vakıf Evladı M. İ. Yönel

Show TV Röportajı

ATV Röportajı

Samanyolu Röportajı

Orjinal Vakıfname

Ş İ K A Y E T
ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

 
30.07.2009 tarihinde
Vakıflar Genel Müdürlüğü yöneticilerinden
 

 Yusuf BEYAZIT
(Vakıflar Genel Müdürü)

 

 Aydın SEÇKİN
(Vakıflar Genel M. Vekili)

 

 Oya Ercil
(1. Hukuk Müşaviri)
 

 İbrahim POLAT
(Strateji Gelişt. D. Bşk.)

 

 Ahmet VURGUN
(Strateji G. Daire Bşk V.)
 

 İzzet GÜNGÖREN
(Mazbut Vakıflar Şb. M.)

 

hakkında mevzuata aykırı iş ve işlemleri sebebiyle Vakıf evlatları şikayet dilekçesi vermişlerdir.
 

Sayın Başsavcılık makamınca soruşturma dosyası tüm ekleri ile birlikte 06.08.2009 tarihinde Başbakanlığa gönderilerek “soruşturma izni” talep edilmiştir.

 





ORJİNAL VAKIF SENEDİ - NOTER TERCÜMESİ

BESMELE
O bana kâfidir.

Vakfın aslına ve şartlarına uygun olarak Konstantiniye (İstanbul )'da aziz Rabbine muhtaç, hakim Muhammed bin Feramız tarafından lüzumuna binaen hüküm etmiştir:

Hamd,  Salat selamdan sonra ....

İşbu Sahih şer'i hüccet ve açık mer'i bir vesikadır

Söze başlayarak zekir ederek.

Hoyrat ve hasenat sahibi Umena ve güvenilirlerin (mutemedlerin) iftiharı kral ve sultanların umdesi dinin sinanı (zirvesi) atik mimar Yusuf bin Abdullah sağlığı esnasında ve şer'i kabiliyeti halinde söze başlayıp ve bütün şer'i itiraflarını ileri sürerek

kendisinin yapmış olduğu ve mimarisi’nin tanzim ettirdiği fetih diyarı olan istanbul'da,

Kıztaşında anacaddenin pazarlı mevkiinde bulunan CAMİYİ Allah rızası için vakıf etmiş ve müslüman­ların maslahatına tahsis etmeye ikrar ve itiraf etmiş caminin lehine olan hakları ve mülkünde bu­lunan ve zilliyet ve tasarrufundaki mülk ve malları,

camiye bitişik dükkân ve birbirine bitişik dükkanlar ( Yeni Çarşı ) pazaristanla tanınmış mezkur Darulfetih olan Konstantiniye kayin, hudutları baş yere bitişik,  yol ile meskur vakıfcın vakfı ve bakkal Hamze'nin mülkü ile, mezkur olan Şehir ve yerdeki birbirine bitişik doğu tarafından Ana caddeye; Batı ve kuzey  tarafından Hocalar iftihar kaynağı olan Mevlana Müderris Hüsameddin Hüseyin efendi kıble tarafından boş yere birbirine bitişik hücre (oda )' yı bütün hak-hukuk, müştemi­latı,  yolları ile beraber ( Vakfa aittir).

Mezkûr olan vakıf, vakfın gelirinden mezkur camii İmamına her gün iki dirhem,  darphaneli ( meskuk ) dirhemlerden;  müezzine ise, her gün birbuçuk dirhem;  kayuma ise her ay 15 dirhem tahsis edilir verilecektir.

Sonra vakıfcı (vakıf) - adı geçen - kendisine ait mal ve mülkünün ve işte eviyle bitişik meşhur olan " Balaca ev " ve aynı mahallede bulunan kilise ve kilise ile bitişik 2 oda ve kilise kapısında büyük avlu ile bulunan başka 2 oda ve içinde su kuyusu ve servi ağacı bulunan ve vakfın hududu içinde kıble ve batı tarafında meskur vakıfçının mülkü­ne mücavir bulunan,   kuzeyde kerve; doğudan ana yolla sınırlı bütün hudut, hukuk ve müctemilatiyle, yoluyla

evlatlarına, evladın evlatlarına, asırdan asıra, nesilden nesile, onlar öldükten sonra ve nesilleri tükendiği takdirde azadlarına, onlardan sonrada meskur olan caminin yararına tahsis edileceğine kendisi bizzat işleri üstleneceği mütevelli olacağı – hayatta kaldığı müddetçe – ölümden sonra evlatlarına sonra azadlarının en iyilerine, sonra zamanın idarecisine ( amiri ) mütevellinin tevellisi ( işletmesi) için her gün bir dirhem tahsis ettiğini şer’i sahih vakıf olarak, vakıf etmiş ve ikrar eylemiştir.

Sonra Vakıfçı lehine olan mal ve mülk rols dükkanları ( Kontantiniyenin için de ) ve Hacıçakırbey mahallesindeki bezlestan yakınında ve kendisine bitişik olan bakkal Hamza’nın mülküne mücavir ve eski duvar ve anayolla sınırlı olan kendisine ait mülk ve dükkanları vakıf eylemiş ve ikrar etmiştir.

Aynı zamanda vakıf sahibi vakfın kirasından, ücretinden: her gün meskur olan camiide  sabah nazmazından sonra kendisi için bir ay okuyan mescit imamına, günde bir ücret verilmesini tayin etmiştir .

Çocuklara görülmelik yapan mahallelerde her gün iki dirhem tahsis etmiş, sonraki mütevelli için vakıf sahibi mütevelliliği için iki dirhem kendisine her gün, Kur’an-ı Kerîm den bir cüz okuması mukabilinde hergün bir dirhem meşkur muallime ar­tırmıştır.

Yeni meskur vakıf sahibi bahsi geçen kendisine ait İstanbul da meskur Baba Sofi mahallesinde bulunan Zaviye ile tensiye ( isimlendirilen ) bütün evini ve ( Sultan-ı Azam tarafından hibe edilen arazi üzerinde bulunan ) vakıf etmiş ve ikrar eylemiştir.          
Meskur olan yerin uzunluğu 87 arşın;  genişliği 30 arşın, meskur arazinin üzerindeki diğer binalarla.

Hudutları camiye ve anayola bitişik ( üç tarafıyla ve bütün hak hukuku ve müctemilatı ve yolları ile Aşıkpaşanın evladından Şeyh Şemseddin Ahmed bin Yahyaya  ve en salih evladı ve evladın evladına, göbekten göbeğe asırdan asıra; onlar  inkiraz olun­ca merhum Şeyh Abdullatifin   en salih  halifeleri­ne onlarda bulunmadığı takdirde diğer şeyhlerin en salih halifelerine içinde oturcak şartıyla  vakıf eylemiş ve ikrar etmiştir. Aynı zamanda vakıf sahibi vakfın gelirinden hergün meskuk ( Osmanlı damgalı )  osmanlı dirhem maişetine harcaması ve meskur olan zaviyedeki komşular için tayin ve tahsis etmiştir.

Yine meskur vakıf sahibi lehine ve kendisine ait olan mülkü aşağıda sıralanmış olan oniki dükkan, ( İstanbulda Yeniçarşının yakınında Bezlistan ile tanınmış Hacı Muhammed İbrahim mülküyle, ve Hacı Muhammed Aşıklar mülkü ile,  yine iki taraftan ana yolla mücavir olan,  oniki odadan müteşekkül olan tümü ve birbirine bitişik, dikilitaş mahallesindeki ,  Musevi Masasiye yine Üskübiye Yahudi Yusufun mülkleriyle mücavir anayol ve Vakıf sahibinin mülküyle sınırlı olan mülk ve binaları Vakıf ve ik­rar eylemiştir.

Ali bin İsmail bin Elhaccar ve İlyas Ahmet Sar ve Hızır bin Halil bir tutanakla meskur Vakıf sahibi Sinanüddin dava ve şehadeti şer’an muteber olan şahitlerin ifadesinden sonra, müctehid imamların cevazıyla ve Kavli emriyle halefeti ebedi olan Sultan Muhammed Han mührüne haiz yeni güzel onbin, gümüş dirhem adı geçen şahitlerin tutanağıyla ve yazılı takdirleriyle, meskur vakıf sahibi Sinanüddin tarafından meskur caminin yararına tahsis edilmiş sahih şer’i şehadetle vakıf ve ikrar eylemiştir.

Meskur olan şekilde, tarza ve vakaya şehadet getirince yukarıdaki imzası bulunan, itibarı yüksek ve mes’ud olan zat ( Hakim ) bu vakfı yenin şer’i sahih hükmüne muvafık olduğunu tasdik etmiş ve onaylamıştır. Ve vakfiye senedini imzalayarak meşru kılmıştır.

Rebiül evel’in ilk günleri


 

 



Detaylı bilgileri burdan seçiniz

Basında çıkan haberler

Basın danışmanımız

Hukuk danışmanlarımız

Hukuk
Başdanışmanımız

 Avukat
A y h a n
Tuncer


TUNÇ HUKUK BÜROSU
Ankara

Tel: 0 312 - 231 25 40

ayhantuncer04@hotmail.com
 

Dernek kuruluşu

MAĞDUR VAKIF 
EVLATLARI DERNEĞİ 

KURULUŞ ÇALIŞMALARI 
BAŞLATILMIŞTIR


Katılmak isteyenler

0312 - 231 25 40

miy@yusufagavakfi.com



Habertürk Gazetesinin
gösterdiği ilgiye teşekkür ederiz.


Akşam Gazetesinin
gösterdiği ilgiye teşekkür ederiz.


 
MAY-Hosting CMS 3.5 - Orjinal Vakıf Senedi Noter tercümesi - Mimar-ı Sultanı Sinanuddin atik Yusuf bin Abdullah